Anasayfa | İhale İlanları | İLETİSİM | Önemli Telefonlar | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | Halkın Sesi |Nöbetci Eczaneler| Tv & Radyo

Takvim

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Yılan Hikayesine Dönen Datça Devlet Hastanesini KİM YAPSIN?



Tüm Anketler

Döviz

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.4994 1.5066
  Euro 1.9241 1.9334

Günlük falınızı Okuyun

Nato'dan çıkalım, terörden kurtulalım

Okunma  Yazar : Fevzi Avan
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 142
Tarih  Tarih : 08 Temmuz 2010 13:09

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Datçalı kardeşlerim Tayyip Erdoğan, Toronto'da basın mensuplarına yaptığı açıklamada, 'NATO'nun tıpkı Afganistan'da olduğu gibi Irak'ın Kuzeyi'ne de müdahale etmesini' istedi. Erdoğan'ın bu açıklamasından başlıca iki sonuç çıkmaktadır: Birinci olarak, AKP iktidarı, terör sorununu çözemediğini itiraf etmektedir. Tayip Erdoğanlar bundan sekiz yıl önce sıfır noktasında teslim aldıkları bölücü terörü, bugün başa çıkamayacaklarını itiraf ettikleri bir noktaya getirmişlerdir. Toronto konuşması, Tayyip-Gül iktidarı açısından iflasın kabulüdür. Açıklamanın gösterdiği ikinci gerçek ise Kürt sorununun resmen “uluslararası” hale getirilmesidir. Gerçi bugüne kadar, işbaşında olan iktidarların izlediği Amerikan güdümlü politikalar ve AB kapısına bağlı olmanın sonucunda, emperyalist devletler fiilen Kürt sorununun içine boylu boyunca girmişlerdi. Amerika ve Avrupa; diplomatlarıyla ve diğer görevlileriyle,tam 30 yıldır sürekli olarak Bölgededirler. Avrupa Birliği, Türkiye ile ilgili her Raporu'na; mutlaka Kürt sorununun çözümüne ilişkin dayatmalar koymaktadır. Son olarak, AB'nin Türkiye eski temsilcisi Jost Lagendijk, “Kürt sorunu için en uygun çözümün özerklik olduğunu” söyledi. PKK, Amerika'nın hakimiyet bölgesinde konuşlanmıştır. Yeniden terör saldırılarına, ABD Bölgeye geldikten sonra başlamıştır. ABD, Türk Ordusu'nun teröre karşı sınır ötesi harekatını fiilen engellemektedir. Abdullah Gül ile imzaladığı 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşmada bu hususu kayıt altına almıştır.

Ama bütün bunlar resmen değil fiilen gerçekleşen müdahalelerdi. Şimdi ise Tayip Erdoğan, NATO'yu Irak'ın kuzeyine davet ederek emperyalist askeri müdahaleyi resmileştirmektedir.

NATO'yu  KANDİL'e DAVET ETMEK, ASLINDA NATO'yu DİYARBAKIR'a DAVET ETMEK ANLAMINA GELMEKTEDİR.

PKK'nın ana karargâhı Kandil'de bulunmaktadır. Doğru ama, AKP izlediği politikalarla Kürt yurttaşlarımızın önemli bir kısmını etnik temeldeki bölünmede taraf haline getirmiştir. Terörün dış destekçilerinin olduğu artık kimsenin inkâr etmediği bir gerçektir. Ama 99 BDP'li belediyenin özerklik talebiyle bildiriler yayınladığı, PKK ile fiili ilişkiyi inkâr etmediği ve hatırı sayılır bir halk kitlesinin bugün dış destekli PKK ile beraber hareket ettiği de bir gerçektir. Hemen yanı başındaki terör üssüne karşı acz içinde kalıp NATO'dan yardım isteyenler, yarın hiç kimsenin şüphesi olmasın Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğusunda başa çıkamadıkları olaylar karşısında da NATO'dan “yardım” isteyeceklerdir. Dolayısıyla, Kandil'e NATO müdahalesi istemek son tahlilde, Amerika'nın Irak'ın Kuzeyinde kurduğu Kukla Devleti, Türkiye'ye doğru NATO marifetiyle genişletmesinden başka anlama gelmez. Hiçbir egemen ülke kendi iç sorununa yabancı devletlerin müdahalesini istemez. Nitekim, Avrupa'da benzer sorunlarla uğraşan ülkeler, Bask sorunundan dolayı İspanya; İrlanda sorunundan dolayı İngiltere; ikisi de NATO üyeleri olmalarına rağmen hiçbir zaman NATO'dan veya müttefiklerinden bu sorunlara müdahil olmalarını istemediler. Kendi sorunlarını kendileri çözdüler. Kürt sorunu Türkiye'nin iç sorunudur. İç sorunu olmasının yanı sıra İran, Irak ve Suriye gibi komşularını da ilgilendirmektedir. Dolaysıyla Kürt sorunu Öncelikle Türkiye'nin bağımsız politikası ile, ikinci olarak aynı sorunu yaşayan komşuları ile yapılacak işbirliği ile ve elbette ki en başta Kürt yurttaşlarımızı kazanarak çözülür. AKP'nin politikası ise Türkiye'nin emperyalist emeller doğrultusunda bölünmesinden başka bir şeye hizmet etmez.Tayyip Erdoğan'ın Toronto'da yapmış olduğu açıklama, kendisinin televizyon kameraları önünde tam 34 kez itiraf etmiş olduğu misyonuna uygundur. Tayip Erdoğan, bilindiği üzere tam 34 kez kameralar önünde Büyük Ortadoğu Projesinin eşbaşkanlığı görevini üstlendiğini söylemişti. Gene 2004 yılında Kanal D ekranından Diyarbakır'ın Büyük Ortadoğu projesinde “bir merkez” olacağını söylemişti.

İŞTE  KANDİL'eNATO'yu DAVET ETMEK,DİYARBAKIR'I AMERİKAN PLANLARI UYARINCA YENİDEN DÜZENLENECEK OLAN  ORTADOĞU'da,AMERİKA'nın , “KUKLA DEVLET'inin MERKEZİ YAPMA PLANININ BİR PARÇASIDIR..

Ayrıca belirtilmesi gereken büyük gerçek şudur: NATO, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu bölücü terörü önleyebilecek bir güç değil, tam tersine o terörün en önemli nedenlerinden biridir.

“NATO'dan ÇIKALIM,TERÖRDEN KURTULALIM! ” Türkiye için biricik doğru politika budur.TÜRKİYE TAYYİP ERDOĞANLARDAN KURTULACAK VE PLANLARI BOZACAKTIR.
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Yalçin Uysal Yalçin Uysal
30 Agustos...12 Eylül
OKUR MEKTUBU OKUR MEKTUBU
Gülkadin Kocadurmus BASAK BUGDAYLARI
Cengiz Karaköse Cengiz Karaköse
Sel ya da Heyelan Kader mi?
Fevzi Avan Fevzi Avan
Ya Istiklal, Ya Ölüm...
Ilknur SOYSAL Ilknur SOYSAL
ÖZLEM DUYANLARA:::
Hasan KAYA Hasan KAYA
D Ü S M E K . . .
Osman Ilhan Osman Ilhan
VATANIN KURTULUSU
Gülgün AYRAL Gülgün AYRAL
AK KOYUN... KARA KOYUN...
Kazim Yilmaz Kazim Yilmaz
ÇIKARLAR...
Aylin AYDIN Aylin AYDIN
Günlük degil, ömürlük sevgi
Ahmet SENGEÇ Ahmet SENGEÇ
FARKLI MESLEKLERIN EGITIMI
Orhan Keskinsoy Orhan Keskinsoy
GARANTI BELGESI-1
Arif Mazmanoglu Arif Mazmanoglu
Kamuoyuna Açiklama
Burhan BÜYÜKBAY Burhan BÜYÜKBAY
Önce Gün hastanesi dediler ve sonrasi
Suna Güler Suna Güler
BIZE YAKISMADI
M. Emine Azboz M. Emine Azboz
Datça Edebiyat Günleri

Datça Ekspres Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Hiçbir İçerik Kopyalanamaz, Kaynak Gösterilmeden Yayımlanamaz.