Anasayfa | İhale İlanları | İLETİSİM | Önemli Telefonlar | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | Halkın Sesi |Nöbetci Eczaneler| Tv & Radyo

Takvim

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Yılan Hikayesine Dönen Datça Devlet Hastanesini KİM YAPSIN?



Tüm Anketler

Döviz

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.4994 1.5066
  Euro 1.9241 1.9334

Günlük falınızı Okuyun

"Çocuklarımı doktorsuz, ilaçsız bırakmam"

İşadamı Kazım Yılmaz, "Çocuklarımı doktorsuz, ilaçsız bırakmam"

Kategori  Kategori : HABERLER
Yorumlar  Yorum Sayısı : 1
Okunma  Okunma : 161
Tarih  Tarih : 12 Temmuz 2010 13:28

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

İlçemize devletin yapamadığı 6 okul yaptırarak Milli eğitime bağışlayan Hayırsever İşadamı Kazım Yılmaz,  "Çocuklarımı doktorsuz, ilaçsız bırakmam"

Kazım Yılmaz: "Yıllar önce söylediğim sözün arkasındayım. Tokiye verdikleri koşullarda bana versinler arsaları hem Datça Devlet Hastanesini hem de Huzur Evini karşılıksız olarak yapayım"

Keskinsoy: Devletin yapamadığını, yapmadığını Kazım Yılmaz yapmak istiyor, O'nu da engelliyorlar.


Gazetemiz yazarları olan Hayırsever İşadamı Kazım Yılmaz ve 10 parmağında 10 marifet bulunan Kent Konseyi başkanı Orhan Keskinsoy "Datça Devlet Hastanesi" yapımını tartıştılar.


Geçtiğimiz hafta başında Datça Kent Konseyi tarafından düzenlenen "Datça Devlet Hastanesini Kim Neden Engelliyor?" konulu basın açıklaması ile taşlar yerinden oynadı.

Bilindiği üzere Datça Kent Konseyi tarafından yapılan açıklamada Ek projesinin tamamlandığı, ihale aşamasına geldiği ve ödeneğinin hazır olduğu halde birileri tarafından engel olunduğu belirtilerek Datça Devlet Hastanesi yapımının TOKİ'ye mâl edilmeye çalışıldı ifade edilmişti.

Yine bilindiği üzere, geçtiğimiz yıllarda yaptırdığı okullarla ve hayırseverliği ile tanınan Kazım Yılmaz Datça Devlet Hastanesi'ni yapımını bedelsiz olarak yapmayı üstlenmiş ayrıca da bir huzur evi yaptırmayı taahhüt etmişti. O yıllarda ilgili kurumlarla yapılan görüşmeler sonucunda türlü bahanelerle engel olunmuştu.

Geçtiğimiz hafta Datça Kent Konseyi tarafından yeniden gündeme getirilen Datça Devlet Hastanesi olayı üzerine Kazım Yılmaz, Kent Konseyi Başkanı Orhan Keskinsoy ile bir araya gelerek durum değerlendirmesi yaptılar.

Yılmaz ve Keskinsoy görüşmesinde Keskinsoy "Kent Konseyi olarak Datça için ilk yapılması gereken önemli yatırımların en başında bulunan hastane konusunu ele aldıklarını ve bunun için Ankara-Muğla Datça arasında mekik dokuduklarını ifade ederken, "Meğer herşeyi, projesi, parası hazır olan hastanemizin ihalesi bazı zatı muhterem tarafından engellenmekteymiş. Amaçları da Hastaneyi TOKİ'ye mâl etmekmiş. Sonunda bunu öğrendik" dedi.

Kazım Yılmaz, "Şimdi TOKİ (Toplu Konut İdaresi) ne peşkeş çekmek istedikleri yere, yani şimdiki hastane yerine, tam teşekküllü bir hastane yaptırmak istedim. Bununla da kalmadım. Datça'nın bir de HUZUR EVİ'ne ihtiyacı var, Yüksekokul yanındaki ayrılmış yere de Huzur Evini yapayım dedim. Onların yapacakları Hastane pire kadar bir şey zaten. Hiç pire ile aslan kıyas edilir mi? TOKİ ne yapmış? Neyi doğru yapmış? İnsan söylemeden edemiyor, yani 'Devletin malı Deniz, Yemeyen Domuz' mu demek isteniyor, anlamış değilim!

    Ben Datça'ya şimdiye kadar altı okul yaptırdım, Milli Eğitim Bakanlığına bağışladım. Yaptırdığım bu okullar için vergiden bir kuruş düşmedim. Vergi hesap numaram ve vergi dairem bellidir. İsteyene hemen veririm, incelenebilir.

    Bana soruyorlar “Senin kaç çocuğun var diye” Bende her sene sayısı değişiyor, şimdilik 2000 diyorum. Ama bu hep artıyor, bakarsınız birkaç yıl sonra 3000-4000 olur diyorum. Bu okullarda okuyan öğrencileri çocuklarım olarak görüyorum. Çünkü onlar bizim, vatanımızın geleceği.
    Datça'daki bu çocuklarımı doktorsuz, ilâçsız ve hastanesiz bırakmam. TOKİ, moki ne uğraşıyorlar. TOKİ'ye verdikleri koşullarda bana versinler arsaları, hiçbir talebim olmadan, hem hastaneyi, hem huzur evini yaptırayım.

    Datça'lıların da daha Önce İstanbul Ataköy'de olduğu gibi TOKİ yağmalarına karşı çıktıkları gibi, bu olaya da karşı çıkmaları gerekiyor.

    Hep söylediğimi bir kez daha söylüyorum “Kefenin cebi yok”, öldüğünde öbür tarafa bir şey götürmeyeceksin. Okullarımda okuyan çocuklarımın sağlıklarını da düşünmek bir baba, bir ata olarak benim hakkım ve sorumluluğumdur.

    Bu söylediklerimi yazıp, Ankara'da bazı Bakanlara ve milletvekillerine göndereceğim. Bununla da kalmayacağım. Basına, Televizyonlara da gerekli açıklamalarda bulunacağım.

Ayrıca bana göre Datça öğretmenevi güçlendirmesi de hatalı bir uygulama. İnşaat sektöründe çalışan amelesinden mühendisine hepside bilir ki, demir demire kaynak olur ama beton betona kaynak olmaz. Zamanında Simi'yi etkisi altına bir deprem olayı yaşandı ve Simi'de hasarlar meydana gelirken Datça öğretmenevi dimdik ayakta kaldı. Datça Öğretmenevi güçlendirme bahanesi ile yine birileri payidar olacak ama değişen bir şey olmayacak. Diğer taraftan Hükümet Konağında çalışan kamu görevlilerinin hiç mi değeri yok. Asıl tehlike arz eden bina orasıdır. Ne diyelim bizler vatandaş olarak yanlışlıkların karşısında gücümüz yettiğince duracağız" dedi.

Çeşitli yatırımların ve Datçamızın geleceği üzerine yapılan fikir alışverişleri ile devam eden konuşma sonrasında Keskinsoy yaptığı açıklamada, "Değerli Datçalılara şunları söylemek istiyorum. Parası, yeri, projesi hazırlanmış bir hastanenin yapımı sadece TOKİ'ye bazı yağmalar sunmak için engelleniyor. Devletin yapmadığını, yapamadığını Kazım Yılmaz yapmak istiyor. O'nu da engelliyorlar. Bunları basın aracılığıyla sizinle paylaşmak istedim. Datça'ya hastane yapılana değin bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Asıl amacımız hastane değildir. Hastane olmadan uzman doktor verilmiyor, uzman doktorları versinler, bu hastaneye de razıyız. Ama olmuyormuş. O zaman engellemesinler bizi! Datçalıların sağlığıyla oynamasınlar. Yeterli Uzmanı Doktoru olmayan, bir beldeye tatilciler gelir mi. Birilerine yaranmak için bizlerin sağlığıyla, Datçanın geleceğiyle oynamaya hiç kimsenin hakkı yok” dedi.
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 1 yorum yazylmy?tyr.

gülay schwarz [ 24 Temmuz 2010 20:24 ]

21. yüzyilda ülkemiz de hala birilerinin çıkar icin insan sağlıgıyla oynanıyorsa, insanin aklina hemen su soru takılıyor. Biz ülke olarak hala neredeyiz. Edirne den Datça'ya, Datça'dan Adna'ya kadar gördügüm. her güzel tepeden fırlamış hayalet beton TOKI binalarını ilerideki yüz yıllarda Turistlere görmege değer eserler olarak sunulabilecek mi eğer ilk depremde yerle bir olmasa. TOKI ve TOKI leşmeye hayir.

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Yalçin Uysal Yalçin Uysal
30 Agustos...12 Eylül
OKUR MEKTUBU OKUR MEKTUBU
Gülkadin Kocadurmus BASAK BUGDAYLARI
Cengiz Karaköse Cengiz Karaköse
Sel ya da Heyelan Kader mi?
Fevzi Avan Fevzi Avan
Ya Istiklal, Ya Ölüm...
Ilknur SOYSAL Ilknur SOYSAL
ÖZLEM DUYANLARA:::
Hasan KAYA Hasan KAYA
D Ü S M E K . . .
Osman Ilhan Osman Ilhan
VATANIN KURTULUSU
Gülgün AYRAL Gülgün AYRAL
AK KOYUN... KARA KOYUN...
Kazim Yilmaz Kazim Yilmaz
ÇIKARLAR...
Aylin AYDIN Aylin AYDIN
Günlük degil, ömürlük sevgi
Ahmet SENGEÇ Ahmet SENGEÇ
FARKLI MESLEKLERIN EGITIMI
Orhan Keskinsoy Orhan Keskinsoy
GARANTI BELGESI-1
Arif Mazmanoglu Arif Mazmanoglu
Kamuoyuna Açiklama
Burhan BÜYÜKBAY Burhan BÜYÜKBAY
Önce Gün hastanesi dediler ve sonrasi
Suna Güler Suna Güler
BIZE YAKISMADI
M. Emine Azboz M. Emine Azboz
Datça Edebiyat Günleri

Datça Ekspres Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Hiçbir İçerik Kopyalanamaz, Kaynak Gösterilmeden Yayımlanamaz.